• Haziran 19, 2019

    Startup’lar için KVKK ve GDPR Semineri

    Cuma (21.06.2019) günü İstanbul Teknik Üniversitesi’nde (Çekirdek 4. salonda) KVKK ve GDPR ile ilgili bir seminer verilecektir. Seminer programı ve diğer bilgiler aşağıdaki gibidir; KVKK ve GDPR nedir? Hangi şirketler KVKK ‘ya tabidir? Şirketimiz Türkiye’de olduğu halde GDPR’a uymakla yükümlü müyüz? Hangi durumlarda GDPR’a uymakla yükümlü oluruz? KVKK gereği Şirketimizin yapması gerekenler nelerdir? GDPR’ın kapsamına girdiğimizde Şirketimizin yükümlülükleri nelerdir? Hem KVKK hem de Gr’a nasıl uyumlu olabiliriz? ETK, KVKK ve GDPR’ın hepsine uygun mu davranmam gerekir? Elektronik ticari ileti (ETK) izni aldığımda KVKK için de izin almış mı olurum? Hangi durumlarda ayrıca KVKK izni almalı ve hangi durumlarda almamalıyız? Açık rıza nedir? İlgili kişinin (verisi işlenen gerçek kişi) izni olmadan kişisel veri işleyemez miyiz? Profilleme izin izin zorunlu mu? Tek bir izin ile bütün işlemleri yapmak neden mümkün olmuyor? Şirketimizin verileri bulutta, bu durumda verileri yurtdışına mı aktarmış oluyoruz? Verileri yurtdışına aktarmak için neler yapmak gerekir? Aydınlatma yükümlülüğü nedir? Aydınlatma metni ve benzeri hukuki metinler hazırlayarak, bunları web sitemizde yayınlayarak aydınlatma yükümlülüğümüzü yerine getirmiş olur muyuz? Yükümlülüklere uymazsak karşılacağımız yaptırımlar nelerdir?   Mehmet Ali Köksal Köksal&Partners Avukatlık Bürosu Yönetici Ortağı  Demet Güdül GDL Danışmanlık Tarih : 21.06.2019 / Cuma Saat : 14:00-17:00 Yer : İTÜ Çekirdek 4. Salon

    Devamını Oku
  • Nisan 24, 2019

    Bilişim ve Hukuk

    Sanayi toplumu sonrasında hızla gelişen teknoloji ve özellikle bilgisayar teknolojisindeki baş döndürücü gelişme, üretim ve iş yapma şeklini değiştirerek ekonomileri; iletişimi geliştirerek eği­tim, kültür ve toplumsal yaşantımızı dönüştürmeye başladı. Bu­gün bilişim, modern insanın yaşantısının vazgeçilmez bir parça­sı. Getirdiği her olanakla yaşantımızda yeni ufuklar açtı. Diğer yandan her toplumsal dönüşüm gibi bilişim toplumuna dönüşüm de, doğal olarak sancılı bir süreci beraberinde getir­di. Bir yandan, yeniliklere karşı olanlar Internet’in getirdiği ola­naklara da şiddetle karşı çıktı, diğer yandan bilişim toplumu ol­manın anlam ve önemini kavrayamayan iktidarlar, bilişim toplu­muna giden yolun önünü açmakta geç kaldı. Ve çoğu zaman olduğu gibi bilişim, özellikle de Internet, olumludan çok olum­suz yönleri ile basın tarafından gündeme taşındı. Bir yandan “Internet Yaşamdır” gibi oldukça iddialı sloganlar ile yol alınma­ya çalışıldı, diğer yandan Internet sadece bir eş dost arama ve sohbet ortamı ile eşdeğer gösterilerek kötü örnekler, kamuoyu­nun önüne abartılarak döküldü… Bilişim ve Hukuk Dünyası Toplumsal dönüşümün karşısında olmamakla birlikte, yapısı ve doğası gereği hukuk sistemleri toplumsal dönüşümlerin önüne çoğu zaman engeller koyabilir. Çünkü hukuk, kural olarak top­lumun gerisindedir. Konumuz açısından hukuku kişiler arası iliş­kilerin düzenlenmesine yönelik bir disiplin olarak nitelendirebili­riz. Bu nedenle hukukun bir alanı düzenlemesi için öncelikle ki­şiler arası ilişkilerin doğması, bu ilişkilerde sorunlar ortaya çık­ması ve hukukun kendi araçları ile bu sorunlara çözümler üret­mesi gerekmektedir. Yani hukuk ortaya çıkan sorunda kişiler arasındaki çıkar dengesini sağlamak için önce izlemeli sonra harekete geçmelidir. Türk Hukuk Sistemi’nde eleştirilebilecek birçok yön olsa da Cumhuriyetin ilk yıllarındaki kanunlaştırma çalışmalarının etkisi ile, Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne hukuk düzenimiz yuka­rıda belirttiğimizin aksine, toplumun önünde yer almıştır. Yüzü uygar ve gelişmiş toplumlara çevrili olan genç Cumhuriyetimiz, sürekli olarak, kendi toplumsal yapısının olanak verdiği ölçüde en iyi ve en yeni olan düzenlemeleri yeniden biçimlendirmeye çalışmıştır. Son yıllarda ise Avrupa Birliği uyum süreci kapsamında yeniden hızlı bir yasalaştırma dönemi başlamış, birçok temel yasamız (Türk Medeni Kanunu, Türk Ceza Kanunu, vs..) değiştirilerek yerine yenilen konulmuş, birçok temel yasa için ise tasanlar (Türk Borçlar Kanunu tasarısı, Türk Ticaret Kanunu tasarısı, vs..) hazırlanmıştır. Gerek bu temel yasalarda gerekse de özel bazı yasalarda Türk Hukuk Sistemi’nin bugüne kadar pek fazla yer işgal etmeyen bilişim ile ilgili düzenlemeler sık bir şekilde göze çarpmaya baş­lamıştır. Bugüne kadar Eski TCK’daki “Bilişim Suçları”na yönelik düzenlemeler, Elektronik İmza Kanunu, Eski Basın Kanunu’ndaki Internet yayıncılığına ilişkin düzenlenmeler, Yeni TCK’daki “Bilişim Suçlan” Evrensel Hizmet Kanunu, Bilgi Edinme Kanunu, “e-dönüşüm Türkiye” Projesi kapsamındaki diğer mevzuat çalışmaları akla ilk gelen önemli düzenlemelerdir. Yukarıda da değindiğimiz gibi şu anda ilgili kuruluşların, Bakanlıkların ve TBMM’nin gündeminde bilişim ile ilgili birçok düzenleme gündemdedir. Bu düzenlemelerin toplumsal yaşantımıza doğrudan ilgili olan bazıları hakkında kısa bilgiler aşağıda verilmiştir: e-imza Günümüzde bir malı satın almak veya benzeri bir işlem için ıslak imza atmamız gerekmemektedir. Elektronik imza mevzuat. gereği elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurmaktadır (5070 sy. Elektronik İmza Kanunu m. 5: “Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.” Ancak yine aynı maddenin 2 fıkrası gereği “Kanunların resmi şekle veya özel bir merasime tabi tuttuğu hukuki işlemler ile teminat sözleşmeleri güvenli elektronik imza ile gerçekleştiri­lemez.” Yani bir gayrimenkul alım satım, noterden düzenleme şeklinde vekalet çıkartılması, araç devri gibi resmi şekil veya özel merasime tabi işlemler için e-imza kullanılamaz. Bilgisayar ve Internet kullanımının […]

    Devamını Oku
  • Aralık 28, 2018

    Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında

    Ticari reklam ve haksız ticari uygulamaları önlemek amacıyla, 28.12.2018 tarihinde yayımlanan Resmi Gazete ile Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik(“Yönetmelik”) yayımlanarak aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen gıda ve içeceklerin reklamına ilişkin hüküm 30/6/2019 tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiş ve diğer maddelere ilişkin olanlar ise aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Yeni Hüküm neler getiriyor? Karşılaştırmalı reklam tanımı, “tanıtımı yapılan mal veya hizmete ilişkin hususlarla aynı amaca ya da aynı ihtiyacı karşılamaya yönelik rakip mal veya hizmetlere ilişkin hususların karşılaştırıldığı reklamları” şeklinde değiştirilmiştir. Yönetmelik’te yapılan değişiklik ile çocuklara yönelik program ve mecralarda gıda ve içecek reklamlarına sınırlama getirilmiştir. Bu kapsamda çocuklara yönelik radyo ve televizyon programlarının başında, sonunda veya program esnasında ve özel çocuklara yönelik tasarlanan diğer her türlü mecrada, Sağlık Bakanlığınca hazırlanan gıda ve içecekler listesinin kırmızı kategorisinde yer alan aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen gıda ve içeceklerin reklamı yapılamayacaktır. Karşılaştırmalı reklamlarda rakiplere ait ürün adı, marka, logo, ticaret unvanı, işletme adı veya diğer ayırt edici unsurlara yer verilemeyecektir. Ayrıca, Yönetmelik yasadışı bahis ve kumar oyunlarının, sohbet, arkadaşlık ve eş bulma hatlarının ve hizmetlerinin ve her türlü ateşli veya ateşsiz silah, silah üreticisi ve satıcısının reklamlarına izin verilmeyeceğini düzenlemiştir.

    Devamını Oku
  • Kasım 26, 2018

    Döviz Yasağı Kapsamında Düzenlenen Bedel Değişikliğine ilişkin Sözleşmelerde Damga Vergisi

    Döviz cinsinden kararlaştırılmış sözleşmelerdeki bedellerin Türk parası olarak değiştirilmesine ilişkin 13/9/2018 tarihli Resmî Gazete’de 85 sayılı “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar”ın (“Karar”)  yayımlanmıştır. Kural olarak, belirli bir parayı ihtiva eden sözleşmeler Damga Vergisi Kanunu ya da özel kanunlarda herhangi bir istisna hükmü yer almadığı sürece nispi damga vergisine tabi bulunmaktadır. Bu çerçevede ilgili Karar’ın uygulanması kapsamında düzenlenen kağıtlarda damga vergisi uygulaması ile ilgili olarak, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 22.11.2018 tarihinde özel bir Sirküler düzenlenmiştir. İlgili Sirküler’e göre;”… 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında döviz cinsinden düzenlenmiş olan sözleşmelerin bedellerinin Türk Lirası (TL) olarak yeniden belirlenmesine ilişkin düzenlenen kağıtların; Sözleşmelerin diğer maddelerinde (taraf, süre uzatımı, yeni iş ilavesi vb.) bir değişiklik yapılmaksızın münhasıran bedele ilişkin düzenleme yapılması, Yapılacak değişiklik sonrası Türk Lirası cinsinden belirlenecek toplam bedelin, ilk sözleşmede yer alan döviz cinsinden bedel ile değişikliğe ilişkin kağıdın düzenlendiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen cari döviz satış kurunun çarpımı suretiyle bulunacak tutarı geçmemesi, İlk sözleşmeye atıfyapılmış olması şartlarını birlikte taşıması halinde, söz konusu değişikliğe ilişkin kağıtlardan (“Kağıt”) ayrıca damga vergisi aranılmayacaktır.” Diğer taraftan, Sirküler uyarınca;  Kağıt’ta, sözleşmenin diğer maddelerinde bir değişiklik yapılmasa dahi,  değişikliğe ilişkin Kağıt’ın, düzenlendiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kurlarına göre eski bedelin TL’ye çevirilmiş halinin, yeni düzenlenen bedelden daha az bir bedele denk gelmesi durumunda,ilk sözleşmedeki damga vergisinin azami tutardan ödenmemiş olması kaydıyla, ilgili Kağıt’ın artan tutar üzerinden damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Ayrıca; yabancı para cinsinden düzenlenen sözleşmelerdedamga vergisinin azami tutardan ödenmiş olması halinde ise,değişikliğe ilişkin Kağıt’ın yukarıda belirtilen nitelikleri haiz olması kaydıyla, artan bedel nedeniyle bu kağıttan ayrıca damga vergisi aranmayacaktır.

    Devamını Oku