• 2018-04-18

    Kişisel Verilerin Önemi

    Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun ile ilgili açıklamalarda bulunan Avukat Mehmet Ali Köksal, “Kanun yeterli düzeyde koruma içermiyor. Artık veriler işlendikleri amaçla kısıtlı bir süre için saklanabilecek” dedi Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), 7 Nisan 2016’da yayımlanarak yürürlüğe giren Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun kapsamında iş dünyasını ilgilendiren önemli değişiklikler hakkında üyelerine bilgilendirme toplantısı düzenledi. EBSO Yönetim Kurulu Üyesi ve Endüstri İlişkileri Çalışma Grubu Başkanı Ateş İlyas Demirkalkan’ın yönettiği toplantıda Avukat Mehmet Ali Köksal kişisel veri, işlenmesi, aktarılması, yükümlülükler, alınması gereken önlemler, veri sorumluları ve sorumlulukları, olası suç ve cezalar hakkında açıklamalarda bulundu. Dokuz Eylül Üniversitesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Öğretim Üyesi Yrd.Doç. İlke Gürsel ise, işverenlerin işçilerin kişisel verileriyle ilgili yükümlülükleri, iş başvurusu aşamasında kişisel verilerle ilgili sorunlar, işçiyi biyometrik, video, bilgisayar ve telefon gibi elektronik gözetlemedeki sorunlarla hukuki ve cezai sorumlulukları anlattı. “BUNDAN SONRA BİLGİ GELEBİLİR” Kanunun amacının kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin hak ve özgürlüklerinin korunması olduğunu dile getiren Avukat Mehmet Ali Köksal, “Kişisel verilerin korunması kanunu çıkmadan önce bu kanunun ülkemizde en büyük eksiklik olduğunu söyleyen kişilerden biriydim. Kanun yeterli düzeyde koruma içermiyor. Ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti, herhangi birimizle ilgili bir mağduriyeti araştırırken yurtdışında bir ülkeden bilişim suçlarıyla ilgili bilgi istediğinde bu bilgi bize gelmiyor. Bundan sonra belki gelebilir. Çünkü kişisel verileri korumadığınız takdirde muhatabınız ülke bu bilgileri size göndermiyor. Bu kanun kısmı de olsa koruma getirdiği için bu bilgilerin gelmesine sebebiyet verebilir. Kişisel veriler ancak kanunda ve diğer kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak işlenebilir. Buna göre işlemezse hukuka aykırı veri işlenmiş oluyor. Hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun şekilde veri işleyeceksiniz. Artık veriler işlendikleri amaçla kısıtlı bir süre için saklanabilecek. Aksi takdirde veriyi silmeme suçunu işlemiş olursunuz. Kişisel verileri işlemek 8 şartta dayandırılacak. Bunlar; rıza, kanun, hayati tehlike, meşru amaç, sözleşme, hakkın tesisi, aleni ve hukuki yükümlülük” dedi. İLGİLİ KİŞİNİN HAKLARI Kişisel verilerin aktarılmasının da diğer işlemler gibi ancak açık rıza ile mümkün olduğunu ifade eden Köksal, “Verilerin yurtdışına aktarılması ilgilinin açık rızası ile ya da özel durumların gerçekleşmesi ve aktarılacak ülkede KVK’nın sağlanması ile mümkündür. İlgili kişi, veri sorumlusuna başvurarak hangi amaçla verilerin işlendiğini, amaca uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını, verilerin yurtiçinde ya da yurtdışında üçüncü kişilere aktarılıp aktarılmadığını sorabilir. Eğer veriler eksik ya da yanlış işlenmişse bunların düzeltilmesini veri sorumlusundan talep edinebilir. Şimdiye kadar birçok veri sızıntısından ilgili kişilerin haberi olmamıştı. Bu kanunla birlikte veri sızıntısı olduğunda ilgili kişiye bildirim yükümlülüğü geldi. Ama bu kanun veri sızıntısı olduğunda ilgili kişiye bilgilendirme yapılmalıdır diyor. Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir. Verileri hukuka aykırı olarak başkasına veren kişi 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” ifadelerini kullandı. İŞÇİ VE ADAYLARA AİT KİŞİSEL VERİLER İş başvurusunda bulunan aday ve işçilere ait kişisel veriler işlenirken başvurulan yöntemler ve sınırları hakkında konuşan Dokuz Eylül Üniversitesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Öğretim Üyesi Yrd. Doç. İlke Gürsel ise şunları söyledi: “ilgilinin açık rızasını aldım diye süreç baştan sonra kanuna uygun olmuyor. Adayınıza veya işçinize her türlü soruyu sormanız, testi yaptırmanız mümkün değil. Süreç bir bütün; veri güvenliğini sağlamanız gerekiyor. Kişisel kimliğe yönelik sorular sorulabilir. Bunlar geçerli sorulardır. Her türlü adaydan TC kimlik […]

    Daha fazla
  • 2018-04-18

    Şirketler Veri Merkezlerini Türkiye’ye Taşır mı?

    Hükümet kanadından gelen açıklamalarla Google, Facebook gibi şirketler ‘Türkiye’ye veri merkezi kurar mı’ tartışması başladı. Veri merkezleri Türkiye’ye taşınırsa internet hızlanacak. Ancak uzmanlara göre internet devlerinin Türkiye’ye veri merkezi kurması uzak bir ihtimal. Türkiye Google, Facebook ve Yahoo gibi devlerin veri merkezlerini Türkiye’ye taşıyıp taşımayacaklarını tartışıyor… Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, veri merkezlerinin Türkiye’de toplanacağını belirtmişti. Başbakan Binali Yıldırım dün Bilişim Zirvesi’nde yaptığı konuşmada bu konuya açıklık getirdi. Başbakan Yıldırım teknoloji ve bilişim şirketlerinin veri merkezlerini Türkiye’de kurma çağrısı yaparken bu konuda bazı teşvikler hazırladıklarını söyledi. ŞİRKETLERE VERİ MERKEZİ ÇAĞRISI Başbakan Yıldırım konuşmasında “Enerji desteğine varıncaya kadar her türlü desteği veri merkezi kurulması için çok özendirici bir teşvik paketini yürürlüğe koyduk. Hayırlı olsun. Şimdi firmalardan beklediğimiz, bu veri merkezlerinin kurulması. Bunu bir ticari kazanç olarak görmüyoruz. Bilgi güvenliğine, stratejik bilgi hedeflerine de hizmet edecektir. Bu tür merkezler, bölgenin bütün verilerinin ülkemiz üzerinden trafiğinin sağlanmasına katkı sağlayacak. Ülkemizde üretilen ve ülkemiz üzerinden taşınan bilgilerin ülkemizde kalmasına vesile olacak” dedi. Yıldırım Google, Youtube gibi büyük internet platformlarının verilerinin de bu merkezlerinde  muhafaza edilmesine için bir fırsat oluşacağını söyledi. ‘İNTERNET HIZLANIR AMA…’ Bilişim uzmanı avukat Mehmet Ali Köksal dev sitelerin sunucularını Türkiye’ye taşıması durumunda bu sitelere erişimin hızlanacağını belirtti. Fakat Köksal büyük internet sitelerinin server’larını Türkiye’ye taşıyacağını düşünmediğini ifade etti. Köksal, “Yabancı şirketler Türkiye için bu yatırımı niye yapsın. Anlamı yok. Büyük şirketler öngörülebilir düzenlemelerin ve ortamların olduğu ülkelere yatırım yaparlar” diye konuştu. ‘İÇERİK ENGELLEMEK İÇİN BASKI ORTAMI OLUŞABİLİR’ Köksal Türkiye’nin bant genişliği anlamadında çektiği sıkıntıların servar’ların taşınmasıyla bir nebze aşılabileceğini belirterek içeriklerin yayından kaldırılması noktasında bu hamlenin etkilerini şöyle yorumladı: Eğer bu merkezler Türkiye’de kurulursa internet trafiği rahatlayacak. Hükümet açısından da uygun bir strateji çünkü internet trafiğini Türkiye içinde tutacaklar. Fakat içeriklerin engellenmesi noktasında bu şirkelere baskı yapılabilir. Türkiye karşısında içeriklerin engellenmesi konusunda direkt bir muhattap bulacak” dedi. KİMİN VERİ MERKEZİ NEREDE? Bünyesinde video sitesi Youtube’u da bulunduran internet devi Google’ın dünya genelinde 15 veri merkezi bulunuyor. Bu veri merkezlerinden 8 tanesi ABD’de, birer tanesi de Hollanda, Belçika, İrlanda, Finlandiya, Şili, Tayvan ve Singapur’da bulunuyor. Facebook’un ise ABD’de 3, Singapur ve İsveç’te ise birer veri merkezleri bulunuyor. Facebook ABD ve İralnda’ya 3 yeni veri merkezi daha inşa ediyor. sozcu.com: 15:02 23 Kasım 2016

    Daha fazla
  • 2018-04-18

    “T.C. Kanunları Twitter’ı Bağlamaz”

    ÖZEL RÖPORTAJ: Kübra PAR / HT GAZETE FOTOĞRAFLAR: Ece OĞULTÜRK TÜRKİYE’den Twitter’a erişimin engellenmesi dünya gündemine bomba gibi düştü. Yasaklamanın ilk gününde DNS ve VPN üzerinden erişim mümkün olduğu için yasaklamanın etkisizliğine dikkat çekildi fakat dünden itibaren DNS üzerinden erişim de kapatıldı. Peki, bundan sonra neler olacak? VPN üzerinden erişim de engellenebilir mi? DNS ve VPN yasaklarının genel internet kullanımına etkisi ne olur? Cumhurbaşkanı Gül’ün öne sürdüğü gibi kapatma kararı kanuna aykırı mı? Kafamızı karıştıran pek çok soruyu bilişim hukuku uzmanları Avukat Mehmet Ali Köksal ve Avukat Burçak Ünsal’a sordum. Bilişim Hukuku uzmanı Av. Mehmet Ali KÖKSAL: “VPN’LER DE ENGELLENİRSE, BAŞTA BANKACILIK OLMAK ÜZERE CİDDİ SORUNLAR ÇIKAR” Twitter’a DNS üzerinden erişim engellendi. VPN’in de engellenebileceği konuşuluyor. Sonuçları ne olur? DNS ya da VPN sadece Twitter’a girmek için kullanılmıyor. Bugüne kadar pek çok firma teknik nedenlerle farklı DNS’leri ayarlamışlardı. Şimdi sistemlerini yeniden düzenlemek zorunda kalacaklar. Ne derece etkilendiğini bugün daha net göreceğiz. Bu yetmezmiş gibi bir de VPN ile ilgili engellemeler başlarsa durum daha vahim olur. VPN’leri engellemek teknik olarak mümkün mü? Elbette mümkün. En yaygın kullanılan VPN’lerin IP numaralarının Türkiye’den çıkışını engellerseniz o VPN’lere erişim mümkün olmaz. IP üzerinden ya da başka bir yolla VPN üzerinden erişim engellenirse başta banka ve finans sistemleri olmak üzere birçok kurumsal network’te çok ciddi sorunlar yaşanır. O VPN sistemlerini ticari olarak satın alıp kullanan firmalar da erişemez. Bankalar kurdukları sisteme kısmen ya da tamamen etkilenebilir. Bazı bankaların yurt dışı şubeleri de var. İş çok karmaşık hale gelebilir. Çalışanlar iş maillerine ya da kurumsal sistemlere erişimde sorun yaşayabilir. DNS’i nasıl engellediler? Hukuki dayanağı var mıydı? DNS’in engellenmesine gerekçe olarak Binali Yıldırım’ın Başvurusu üzerine Anadolu 5. Sulh Ceza Mahkemesi’nin verdiği karar gösteriliyor. O kararda ne Twitter.com’un engellenmesi var ne de Twitter’a girilecek yolların tümden yasaklanması yönünde yorumlanacak bir ibare var. O URL’yi engellemek için tüm Twitter’ı kapattılar. URL bazında engellemenin teknik altyapı hazır olmadığı için mi hepten kapattılar? O zaman var olan yasayı neden değiştirdiler? Gerekli yatırımların yapılmadığını söylemiştik… İnsanlar zaten alternatif yollardan giriyor. Böyle bir saçmalık olmaz. Bu tam anlamıyla haberleşme özgürlüğünün ihlalidir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Twitter’ın kapatılması kanunen mümkün değil dedi. Ne demek istedi? Yasayı zaten site kapatmalara karşı değiştirdiklerini söylediler. Ama yasada “gerekli görüldüğü hallerde alternatif erişim yollarını engelleyici tedbirlerin alınacağı” yazılı değil mi? Kim gerek görüyor? Bunun için ayrıca mahkeme kararı olması gerekir, TİB Başkanı’nın böyle bir yetkisi yok. Mahkeme kararını uygulamada tereddüde düşülen yerlerde hâkimden izahat istenir. ‘SES KAYDI YAYINLAYAN HESAPLAR KAPATILABİLİR’ Türk hükümeti talep ettiği halde Twitter IP’lerin kime ait olduğunu bildirmek zorunda mı?  Neden bildirsin? Türkiye’nin ilgili suçlarda istediği bilgileri alamamasının temel nedeni Uluslararası Siber Suç Sözleşmesi’ni imzalamasına rağmen gerekli uyum yasasını çıkarmamış olması. Başka ülkeler TC vatandaşlarını ilgilendiren bir bilgi istese Türkiye kendi iç hukukuna ve uluslar arası sözleşmelere bakar. Twitter da ABD yasalarına ve Uluslararası anlaşmalara bakıyor ama Türkiye’de gerekli uyum yasası yok. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenleme yapılmadıkça sorun çözülmez. Twitter dize geldi, talep edilen hesapları kapatmaya başladı” haberlerine neden itiraz ettiniz? Rastlantı eseri Twitter kapatılmadan bir gün önce marka ihlali nedeniyle 10’a yakın Twitter hesabını şikâyet ettik, bir gün içinde kapattılar. Son iki yılda 30’a yakın hesabı kapattırdık. Yani Twitter’ın gelen talepleri kabul etmemesi söz […]

    Daha fazla
  • 2018-04-18

    Türkiye Twitter’ın Kurucusu Jack Dorsey’i Hapse Atar mı?

    Türkiye’nin Twitter’a kestiği 150 bin TL’lik cezayı tebligat süresi geçmesine rağmen ödenmedi. Bilişim Uzmanı Hukukçu Mehmet Ali Köksal’a göre ceza için Türkiye, ABD’li makamlardan destek isteyebilir. Köksal’a göre eğer ceza uzun bir süre daha ödenmezse Twitter yetkilileri hakkında Türkiye’de hapis cezası kararı çıkarılabilir. Twitter’ın kurucusu Jack Dorsey ise şirketin CEO’su olarak görev yapıyor. Türkiye Twitter’a ‘terör propagandası’ yapılan içerikleri kaldırmadığı gerekçesiyle 150 bin TL para cezası kesmişti. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ise Twitter’ın bu cezayı ödemediğini ve borç için tebligat süresinin de dolduğunu ifade etti. Peki ya bundan sonraki süreçte ne olacak? Bilişim hukuku uzmanı Av. Mehmet Ali Köksal ABD’nin ödenmeyen ceza için Türkiye adına harekete geçebileceğini belirtti. Köksal aynı zamanda Türkiye’de Twitter yöneticileri hakkında da borç yüzünden hapis cezası çıkarılabileceğini söyledi. Köksal sözlerine şöyle devam etti: Eğer Türkiye ile ABD arasında ikili bir anlaşma varsa ve anılan konu da bu anlaşma kapsamına giriyorsa Türk makamlar ABD’den bu konuda yardım isteyebilir. ABD tarafı, söz konusu alacağın tahsili için Türkiye adına harekete geçer. Ancak, ABD tarafı, harekete geçmeden önce, söz konusu talep ikili anlaşma çerçevesine girmiyor veya ilgili kişi veya firmanın haklarının ihlal edildiği yönünde bir değerlendirmeye giderse Türkiye’nin talebini geri çevirir. Öte yandan, ödeme yapmayan Twitter’ın Türkiye’de varsa varlığı veya üçüncü kişilerden bir alacağı, ödeme emrini göndererek bu tahsilatı yapar. Bu yolla da tahsilat yapılmazsa Türkiye tarafı Twitter’ın yetkilileri hakkında tazyik hapsi çıkarabilir. Ve bu kişi veya kişiler Türkiye’ye giriş yaptıklarında bu ceza önlerine çıkar. Bu kişi, şirketinin varlığının söz konusu alacağı ödemeye yeter güçte olduğunu beyan ettiği anda bu ceza ortadan kalkar. Hürriyet : 06.01.2016 – 16:31

    Daha fazla